27 Ekim 2012 Cumartesi

417



Galatasaray tribününü takip edenlerin yeni stada geçtiğimizden beri bildiği, geri kalanların bu sezon öğrendiği grup. Galatasaray tribünlerini iyi bilen insanların bir arada olduğu ve takımına sonuna kadar destek verenleri bulunduran grup hatta.

Kendi kombinem Pegasus alt tribünden ancak bu sezon 417'ye gittiğim 4 maçın 3'ünde aldığım zevki yaklaşık 2 yıllık Pegasus hayatımda almadım. Özellikle bu Kasımpaşa, Eskişehir ve Kayserispor maçında aldığım zevkin haddi hesabı yok. Gerçekten güzel yapılan bir tribün dünyadaki her şeyden daha zevkli olduğunu bilen birisi olarak 417'nin kıymetini bilenlerdenim.

Ancak 417'nin bu sezon çok dikkat çekmesi ileride bir sıkıntı da doğurabilir. Şu anda neredeyse herkes 417'ye geçeceğini söylüyor. İnsanlar geçmesin demiyorum ama şöyle bir durum var ki 90 dakika maçı izleyeceklerse geçmesinler oraya. Hep eleştirdiğim Pegasus Alt'ın orta kısmı ve 417 dışında tribünde sesi çıkan zaten yok. Öyle olunca bu 2 gruba ihtiyacı var bu tribünün. Özellikle 417 yayılır ve büyürse Galatasaray tribünleri eski günlerine dönebilir.

417'nin bir başka güzelliği de mantıklı taraftarlar. Kendi oyuncusuna küfreden cibiliyetsizler orada yok denecek kadar az. Zaten onlarda susturuluyor. Maç esnasında takımın moralini bozacak şeylerde yapılmıyor. Önce destek felsefesine sahip adeta.

417'deki grup bütün Doğu Üst'e yayılırsa eğer belki de belkide 90'ların sonu ve 2000'lerin başındaki Kapalı atmosferi yeniden yakalanabilir ancak tüm dünyadaki ultras'ları yok etme çabası ve endüstriyelleşen futbol yüzünden pahalılaşan kombine fiyatları buna engel olabilir.

Biraz dilenci, biraz benim tarzımın dışında bir yazı oldu ancak tribünden seneler sonra bu kadar zevk alınca dayanamadım yazdım.

1 yorum: