30 Ağustos 2012 Perşembe

Sonunda... "The Champions!"


Seneler oldu bu şarkıyı Ali Sami Yen'de dinlemeyeli, bu şarkı eşliğinde atkılarımızı açmayalı. Sonunda bitti özlemimiz, hemde elimizde potansiyeli yarı final görebilecek bir takım var. Yarı final belki de bir ütopya ancak her futbolcu en üst seviyesinde oynarsa imkansız değil. Ayrıca "GALATASARAY'ın olduğu her yerde umut vardır!" demiş rahmetli Jupp Derwall.

Yarın kura çekimiyle beraber adım atacağız o arenaya yeniden. Gruplar eskisi kadar zorlu değil. Endüstriyelleşen futbol sayesinde belli başlı takımlar yürüdü gitti. 3'üncü torbadan katılacağımız kura çekiminde bizi zorlu rakipler bekliyor. Geçen sezon ki Apoel performansından sonra dördüncü torbadan gelecek takımlara bile çok dikkat etmek gerekiyor.

İlk torba tahmin edildiği gibi kalbur üstü takımlardan oluşuyor. Porto kağıt üzerinde bu torbadan çekebileceğimiz en iyi takım ancak aradan yıllar geçse bile psikolojik üstünlüğümüzün bulunduğu AC Milan, Manchester United gibi takımlar bizim için daha avantajlı olabilir. Bu torbadan gelebilecek takımlar içinden en kötü senaryo Barcelona ve Real Madrid olsa da iyi bir tribün ve gününde bir GALATASARAY'ın bana göre yenemeyeceği bir takım yok.

İkinci torbada bir nebze daha dişimize göre takımlar mevcut. Bu torbadan gelebilecek en kötü takım kesinlikle Manchester City. Arapların eline geçtikten sonra bir çok yıldız oyuncuyu kadrolarına kattılar. Her an fark yaratabilecek oyuncuları var. City dışında bize ters gelebileceğini düşündüğüm tek takım Dynamo Kiev. Onun dışındaki her takım bizim dişimize göre denilebilir ancak kişisel tercihim Braga.

Bizim bulunduğumuz üçüncü torbadaki takımlara baktığımızda ikinci torba ve üçüncü torba yer değiştirmiş denebilir. 2000'lerin iyi takımlarını bu torbada bulunuyor. Son anda dördüncü torbadan kurtulmak işimize geldi denebilir. Juventus, PSG, Lille ve Spartak gibi takımlar bize fazlasıyla ters gelebilecek takımlardı.

Dördüncü torbada ise Borussia Dortmund ve Malaga çekindiğim takımlar. Kağıt üzerinde Dortmund'la başa baş gözükürken, Malaga'dan daha iyi bir takım olsak da iki takımda çok iyi kadroya sahipler ve bize ters gelebilirler. Şahsen istediğim takım Montpellier olsa da Dinamo Zagreb ya da FC Nordsjaelland bizim için en iyi kuralar olur.

6 sene sonra gerçek arenamıza geri dönüyoruz, annemizin liginden uzaklaşıp kurucumuz Ali Sami Bey'in bize gösterdiği yolda bir kez daha ilerleyin Türk olmayan takımları yenerek ülkemize bir kez daha büyük bir gurur yaşatmak için ilk adımı attık. Fatih Terim'in önderliğinde Avrupa'ya meydan okumak için yola çıkıyoruz.

Klişe de olsa:

Your Nightmare Is Back Again!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder