30 Ağustos 2012 Perşembe

No Way Out!


Ve belli oldu. Bundan daha iyi bir kura çekebilir miydik bilemiyorum. Cehennemin tadını iyi bilen Manchester United, dişimize göre Braga ve kağıt üzerinde kolay lokma gözüken Cluj.

Braga ve Cluj gibi denk, hatta daha iyi olduğumuz 2 kulüple eşleşmek bizim için büyük avantaj teşkil ediyor. Grup ikinciliğinde şu anda favori biziz grup liderliğini ise Manchester ile yapacağımız maçlar belirleyecek ve grup liderliği şansımız da mevcut.

Şampiyonlar Ligi rakip kim olursa olsun küçümsenmemesi gereken bir arena. Bu sebeple her maça ayrı ayrı hazırlanırsak ve potansiyelimize kavuşursak eğer bu gruptan rahatlıkla çıkabiliriz. Bizi en çok zorlayacak deplasman bana göre Cluj deplasmanı olacak. Rumen taraftarlar Portekizli ve İngilizlere göre daha ateşli bu sebeple bu deplasman bizi zorlayabilir.

Manchester United ise bizi çok zorlayacak ancak kendi evimizdeki maçtan galibiyet alabiliriz. Geçen sezon Manchester gruplardan dahi çıkamadı ve bu sebeple şansımız bana göre yüksek. Deplasmandaki maçta doğru bir anlayışla sahaya çıkarsak eğer 1 puanla dönme ihtimalimiz yüksek. Galibiyet bile çıkabilir Düşler Tiyatrosu'ndan.

Braga ise Portekiz'in yükselen yıldızı olmaya devam ediyor. Bu sebeple dikkat etmeliyiz ancak ben bizi çok fazla zorlayacaklarını düşünmüyorum. Cluj ise geçen sezonun sürpriz takımı Basel'i eleyerek büyük bir başarıya imza attı. İşimiz zor olabilir ancak hem içeride hem dışarıda rahatlıkla 3'er puan alabiliriz.

Yıllar sonra çocukluğumuzu geçirdiğimiz Devler Arenasına geri döndük. Kura çekmini bile izlerken çocukluğumdaki gibi heyecanlandım. Topun içinden çıkan kağıtta "GALATASARAY A.Ş." yazdığında ise ayaklarım titriyordu adeta. Farkettim de ait olduğumuz yere döndük. Manchester gibi dünya devleri yeniden Ali Sami Yen Cehennemine çıkacak. Özledik bunu çok özledik cidden.

Unutmayın;

Siz Şeytansanız BİZ CEHENNEMİZ!

Sonunda... "The Champions!"


Seneler oldu bu şarkıyı Ali Sami Yen'de dinlemeyeli, bu şarkı eşliğinde atkılarımızı açmayalı. Sonunda bitti özlemimiz, hemde elimizde potansiyeli yarı final görebilecek bir takım var. Yarı final belki de bir ütopya ancak her futbolcu en üst seviyesinde oynarsa imkansız değil. Ayrıca "GALATASARAY'ın olduğu her yerde umut vardır!" demiş rahmetli Jupp Derwall.

Yarın kura çekimiyle beraber adım atacağız o arenaya yeniden. Gruplar eskisi kadar zorlu değil. Endüstriyelleşen futbol sayesinde belli başlı takımlar yürüdü gitti. 3'üncü torbadan katılacağımız kura çekiminde bizi zorlu rakipler bekliyor. Geçen sezon ki Apoel performansından sonra dördüncü torbadan gelecek takımlara bile çok dikkat etmek gerekiyor.

İlk torba tahmin edildiği gibi kalbur üstü takımlardan oluşuyor. Porto kağıt üzerinde bu torbadan çekebileceğimiz en iyi takım ancak aradan yıllar geçse bile psikolojik üstünlüğümüzün bulunduğu AC Milan, Manchester United gibi takımlar bizim için daha avantajlı olabilir. Bu torbadan gelebilecek takımlar içinden en kötü senaryo Barcelona ve Real Madrid olsa da iyi bir tribün ve gününde bir GALATASARAY'ın bana göre yenemeyeceği bir takım yok.

İkinci torbada bir nebze daha dişimize göre takımlar mevcut. Bu torbadan gelebilecek en kötü takım kesinlikle Manchester City. Arapların eline geçtikten sonra bir çok yıldız oyuncuyu kadrolarına kattılar. Her an fark yaratabilecek oyuncuları var. City dışında bize ters gelebileceğini düşündüğüm tek takım Dynamo Kiev. Onun dışındaki her takım bizim dişimize göre denilebilir ancak kişisel tercihim Braga.

Bizim bulunduğumuz üçüncü torbadaki takımlara baktığımızda ikinci torba ve üçüncü torba yer değiştirmiş denebilir. 2000'lerin iyi takımlarını bu torbada bulunuyor. Son anda dördüncü torbadan kurtulmak işimize geldi denebilir. Juventus, PSG, Lille ve Spartak gibi takımlar bize fazlasıyla ters gelebilecek takımlardı.

Dördüncü torbada ise Borussia Dortmund ve Malaga çekindiğim takımlar. Kağıt üzerinde Dortmund'la başa baş gözükürken, Malaga'dan daha iyi bir takım olsak da iki takımda çok iyi kadroya sahipler ve bize ters gelebilirler. Şahsen istediğim takım Montpellier olsa da Dinamo Zagreb ya da FC Nordsjaelland bizim için en iyi kuralar olur.

6 sene sonra gerçek arenamıza geri dönüyoruz, annemizin liginden uzaklaşıp kurucumuz Ali Sami Bey'in bize gösterdiği yolda bir kez daha ilerleyin Türk olmayan takımları yenerek ülkemize bir kez daha büyük bir gurur yaşatmak için ilk adımı attık. Fatih Terim'in önderliğinde Avrupa'ya meydan okumak için yola çıkıyoruz.

Klişe de olsa:

Your Nightmare Is Back Again!

28 Ağustos 2012 Salı



Yeni sezon başladı, son şampiyon sahaya indi ama ilk maçlardaki performanslar şu anda pek iç açıcı değil. Potansiyeli çok yüksek bir takıma sahibiz ve bu potansiyele ulaşırsak ligde ve Avrupa'da çok büyük başarı yakalayabiliriz.

Takıma şöyle genel bir bakış yaparsak eğer özellikle orta sahamız geçen senekinden çok farklı şu anda ama herkes performansına ulaştığında geçen senekinden baya iyi bir orta sahamız olur. Şu anda Hamit çok kötü durumda. Çok büyük bir maç eksiği var. Bu eksiği kapatması biraz zaman alabilir. Eski performansına ve maç temposuna ulaştığında bize çok büyük aşama kaydettirecek ama yine de şu anda biraz daha yedek soyundurulup son anlarda oyuna sokulması onun için daha iyi olacaktır. Melo ise berbat durumda, bunun tek nedeni ise kendisi. Tatilini uzattıkça uzattı resmen ve fizik olarak berbat durumda. Kondüsyon ve konsantrasyon eksiği mevcut. Kendine gelmesi için zaman lazım. Kanatlarda ise şu anda en iyi oyuncumuz Aydın adeta. Kasımpaşa maçında ayakta durabilen nadir oyunculardandı ve Beşiktaş maçında da oyuna girdikten sonra bize biraz daha kanat oynama şansı tanıdı. Amrabat ise çok kötü durumda şu anda. 2 maçta da hiçbir varlık gösteremedi. Emre Çolak maalesef orta sahanın en kötülerinden. Oyun zekası patlamaya yakın ampul gibi. Bir ışık veriyor, bir sönüyor. Solak olması kendisi için büyük avantaj ancak bunu iyi kullanamıyor şu anda. Fizik olarak ise bir gelişme var ancak hala yetersiz. Kendine kattığı tek şey top kapabilmesi. Onu da hızını kullanarak beceriyor ki bu konuda en iyilerden olabilir şu anda.

Defansta Eboue, Semih ve Ujfalusi geçen seneki gibi iyi durumda ancak Hakan eski formunda değil. Yabancı statüsünü orada kullanmak dezavantaj olur bizim için ve bu yüzden tek umudumuz onun eski formunu kazanması. Fatih Terim ilk 2 maçtan sonra bunu farketmiştir diye düşünüyorum ve bu sıkıntı giderilir. Yeni transfer Dany içinse bir kaç kişiden okuyarak dikkat ettim ve söylenildiği gibi basit oynama sorunu var. Top kapması gayet başarılı, ayaklarını çok iyi uzatıyor ancak topu kaptıktan sonra topla oynamayı çok seviyor. Topu ayağından hızlı çıkarmayı öğrendiğinde daha iyi performanslar sergileyecektir.

Hücum hattımız şu anda en iyisi durumunda. Herkesin ilk başta ne gerek vardı diye düşündüğü Umut şu anda bizi sırtlayan adam. Elmander ise geçen seneki kadar olmasa da sezona iyi başladı. Burak için herhangi bir şey söyleyemiyorum şu anda ancak Selçuk'tan alacağı paslarla bize katkı sağlayabilir. Yine de Burak'ın attığı her golde öncelikle yan hakeme baksak iyi olur.

Takım şu anda pek iyi durumda değil. Potansiyeline ulaşmamız çok önemli ki potansiyele yaklaştığımızda dahi çok rahatlıkla bu ligde şampiyon oluruz şu anda.

Bazılarına "Baytar" Gerek

Türk futbolunun hırçın, dengesiz, asabi çocuğu Engin. Bugüne kadar tartışılacak onlarca şey yaptı belkide ancak bizler onu çok seviyoruz. Ve bu sevdamızın nedeni şampiyonluk kutlamalarındaki yaşlı gözleri değil. Sahada bulunduğu her an terinin son damlasına kadar savaştığından. Biraz da Hagi'yi andırıyor aslında bize hırçınlığıyla, belki de bu yüzden çok seviyoruz onu. Dilinin kemiği de yok zaten, dergideki söyleşisinde hiçbir şeyi sakınmadan söylemiş.

Ama Türk taraftarlar sevmiyor onu. Çünkü hırçın, çünkü Türk futboluna zarar veriyor, çünkü rakibe kafa atıyor, çünkü hakeme saldırıyor.

Ama ona yapılanlar görülmüyor hiç. Geçen sezon Sivasspor'un kalecisi onun sırtında yumruk/tokat karışımı bir şekilde vurdu ve bizim hırçın çocuk sinirlerine engel olamayınca döndü kafa attı. Kaleci bırakın cezayı sarı kart bile görmedi ama Engin'e nedense kırmızı kart verildi.

Süper Kupa finalinde Baroni'nin eliyle kontrol edip attırdığı gole itiraz ederken hiçbir ters kelime kurmamasına rağmen kırmızı kart gördü. Sonra da yine kendine hakim olamadı bizimki tuttu iki yakasından Türkiye'nin en büyük eyyamcısını.

Trafik kazası geçirdi çıkan haberler trafik kazasından çok Engin'in yaptıklarını anlatıyordu gazetelerde ve web sitelerinde. Bu mu sizin habercilik anlayışınız. Allah korusun Engin'e bir şey olsa Engin'in başına gelen konuşulmayacak aldığı cezalar konuşulacak.

Hele bazı kansız it oğlu itler, hatta direk orospu çocuğu onlar, geberseydi keşke diyorlar. Yorum bile yapamıyorum o derece yani.

Bırakın artık bu çifte standartı, bırakın artık GALATASARAY düşmanlığını. İşinizi yapın, hatta imkansız bir şey isteyeceğim ama tarafsız olun.

Bu ülkenin gelmiş geçmiş en büyük orospu çocuğu Emre Belözoğlu bu kadar ceza almadı toplamda. Yaptıkları arasında onunda hakeme saldırmak var hatta ırkçılık bile var ama toplasan 11 maç ceza almamıştır.

Engin nasıl koyduysa artık size, onu içinizden çıkartmakla uğraşmayı bırakın artık. Çünkü çıkartamayacaksınız ve daha da çok koyacak size.

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Yeni GALATASARAY


2011/12 sezonu bizim için muhteşem geçti ancak yeni sezon neler getirecek henüz belli değil. Transfer dönemi süresince yapılan transferlere bakarsak çok muhteşem ve rotasyonlu bir hücum hattı kurduk. Ancak defansa yapılan tek takviye Dany oldu. Özellikle bekler alternatifsiz. Her ne kadar Sabri ile ömür boyu sözleşme uzatılmasını istesemde bunun nedeni Sabri'nin oyunculuğu değil maalesef. Eboue'nin Afrika Kupasına gideceği dönemde sağ bekte büyük sıkıntılar yaşayacağız gibi gözüküyor. Bu konudaki tek avantajımız Hamit'in sağ bek oynayabiliyor olması. Bu dönemde Hamit bizim için çok kritik bir transfer ancak hücum özellikli olduğu gerçeği var Hamit'in. Sol bekte ise Hakan Balta tek alternatif. Riera  geçen sezon tek bir maçta sol bek denendi ve o maçta verim alındı ama Hakan'ın yaşayabileceği bir sakatlık sonucu uzun süreli Riera alternatifi ne kadar bize katkı sağlar bilinmez.

Orta sahada ise Selçuk İnan'ın yanında kimin oynayacağı muamma. İlk bakışta Hamit bu bölgenin oyuncusu olacak gibi gözüküyor ancak ben Fatih Terim'den Engin Baytar hamlesi bekliyorum. Ceyhun ve Yekta'nın performansları ise çok kritik. Melo transferi büyük ihtimal gerçekleşmeyecek gibi gözüküyor. Zaten işin cılkı çıktı. Çok uzadı ve olmasını istemiyorum desem yeridir artık. Orta sahada rotasyonumuz var ancak yinede bu rotasyonda Melo'nun yeri ne kadar dolar bilinmez. Kanatlar ise geçen sezona göre daha çok alternatifli ve daha kaliteli. Aydın artık kendine geldi. Amrabat transferi önemli ve kritik bir hamleydi. Maliyeti biraz fazla gibi gözüksede bizde oynamaya can atması her ne olursa olsun ondan beklentilerimi arttırıyor. Riera ise bu sezon çok şey beklediğim oyuncular. Geçen sezon bulamadığı sezon öncesi kamp fırsatını bu sezon buldu ve artık ülkeye alıştı. Her ne kadar Premier League gibi bir ligde üst düzey oynamak kolay değil ve önemli bir performans gerektiriyor. Riera'dan oldukça umutluyum o yüzden. Emre Çolak ise tam bir muamma. Futbol zekası bence olmayan bir isim ve taraftarın beklentilerini karşılayabilecek bir oyuncu değil. Solak olması ve yetenekli olması ondan ısrar edilmesini sağlıyor ancak kendine iyi bir fizik yükleyip oyun zekasını arttıramazsa takımda kalması mucizelere bağlı bana göre. Engin sol kanatta denenecek gibime geliyor ama ne olur bilmiyorum.

İleri tarafta ise Elmander'in geçen sezon gösterdiği performans ve yanına gelen yeni oyuncular 5 yesek bile 6 atarız tabirini gerçekleştirmeye çok yakın adeta. Yapılan transferlerden çok Necati'nin performansı çok kritik olabilir. Baros'un gitmesine kesin gözüyle bakıyoruz adeta ama ne olacağı belli olmaz gibime geliyor. Bu sezon Burak'tan çok Umut'un performası daha yüksek olabilir. Elimizdeki forvet bolluğunda Fatih Terim'in bolca rotasyona gideceğini düşünüyorum. Sercan bu rotasyonda en az forma bulan isim olabilir. Elmander ve Umut'un çoğu maça ilk 11 çıkması benim düşüncem. Burak neler yapacak bilmiyorum. Elimizde patlayabilir de sezon sonunda Avrupa'ya da gidebilir.

Takım aslında kötü durumda değil ancak genede geniş rotasyonlu bir kadro bu sezon için kurulabilir. Orta sahaya yapılacak Gökhan İnler hamlesi çok güzel olabilir. Ayrıca Fatih Terim'in en önemli özelliklerinden birisi de alt liglerden çok kaliteli oyuncular çıkartabilmesi. Defans bölgesine gereken takviye alt liglerden yapılabilir. Özellikle bir sol bek ve stoper transferi bekliyorum ancak Terim bu defans rotasyonunu yeterli olarak görüyor olabilir şu anda.