10 Mayıs 2012 Perşembe

Babam'dan Hatıralar


13 Mart 2002 AS Roma - GALATASARAY maçı :

Çok fazla hatırası yok aslında babamın. Ne tribünde tanınan birisi ne de şu anda fanatik. Zamanında maç kaçırmayan hatta yurtdışı deplasmanlarına giden bir adamdı. Hiç benim kadar fanatik olmadı ama sevdası vardı hep.

Heralde başına gelen en ilginç olaylar hep bu maçta oldu. Önce Roma sokaklarında gezerken babamların yanında bir tır durmuş. Aracın kapısını açan tır şoförü babamlara "GALATASARAY?" diye sormuş. Evet cevabını alınca tabii hemen bir Lazio atkısı çıkartmış ve hemen babamın boynuna takmış. Şanslı adam babam şimdi yalanım yok adama bir anda ekstradan Dünya Kupası maç bileti bile geldi. O atkı da kayıp ayrıca. Bulamıyorum çok sinirim bozuk.

Neyse asıl büyük olay. Maçın sonu malum. Zaten Roma nefretim ve Lazio sempatizanlığımın başladığı maçtır bu her ne kadar siyasi görüş olarak Roma yanlısı olsam da. Maç sonu olaylar çıkınca babamların önüne ya ses ya da gaz bombası koyup kaçmış ibne Roma'lılar. Tam hatırlamıyorum ne bombası olduğunu. Tabii ibnelik sınır tanımıyor taş falan fırlatıyorlar bizim tribünlere. Babamda hemen atılan taşlardan birini alıp cebine koymuş. Aklında İstanbul'a döndüğünde falan medyaya vermek var. (babam ultras felsefeden bi bok anlamıyor bildiğin) Ama maalesef o şans yok onda. inden taşı zorla çıkartıyor. (gerçi bir taş dediğin sokakta da var basın inanır mıydı orası da muamma) Bizimkilerin oturduğu tribün Roma'lılardan daha yukarıdaymış. Aşağıda Roma'lıların toplandığını üstlerine geldiklerini farketmiş bunlar. Babamın arkadaşları olan 2 tane iri kıyım Fener'li varöış yanlarında. Sonuçta olay Türkiye-İtalya savaşına döndü resmen GALATASARAY'lısı Fenerlisi farketmiyor onlar için. Bu 2 arkadaş tabir-i caizse izbandut en öne geçmiş ve babamlarda bunların arkasına dizilince bu Roma'lılar tırsmış mı artık bilmiyorum yukarı çıkmaya götleri yememiş. Sonuç olarak maç berabere bitti olaylar yatıştı falan filan bu da babama hatıra kaldı. :)

17 Mayıs 2000 GALATASARAY - Arsenal maçı :

Şimdi bu maçın en büyük hatırası belli ve kesinlikle babamı affetmicem beni bu maça götürmediği için. Hayatımda kaç kere görebilirim ki (tahminlerimce 4-5 sene içinde bir kez daha kazanıcaz.). Götürmeme nedeni dersimin olmasıydı. Derslerimin neden çok parlak olmadığı da burdan biraz ortaya çıkıyor. Yemişim okulu lan CİMBOM'un UEFA Kupası finali var. Ama tabii ki de götürmedi beni.(inşallah bi daha ki sefere ben onu götürücem ama lafımı da sokucam bak)

Bu anısı pek öyle ağam paşam bi öykü değil sonra bunun için mi zamanımı çaldım demeyin bana. :)

Neyse tabi biz Arsenal'e koyduk kupayı aldık bundan büyük hatıra yok. Ama Popescu penaltıyı attığı anda babamın hissettikleri heralde anlatılmaz yaşanır birşey ama bana anlattı gene de adam. Bu yerinden kalkamamış. Herkes yerine oturmayı geçtim havalara uçarken bizim peder yerinden kalkamamış. haykırmış o anda : Allah aşkına beni çimdikleyin gerçek olamaz bu! diye. Bundan sonrası bi garip tam inanamadım ama olsun. 2 sıra arkasında Emel Sayın falan oturuyormuş babamın ve babam o haykırışını yaptığında Emel Sayın falan babamı duyup gülmüş falan dedi. Gülmüş olabilirler ona lafım yok ama babama mı gülmüşlerdir onu bilmiyorum bak.

Neyse son zamanlarda maçlara gitmeme laf etmesine ve kombine almama izin vermemesine rağmen ( tabii ki de alıcam kaçışı yok) seviyorum babamı ama 17 Mayıs'ın öcünü alıcam ondan. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder