29 Eylül 2011 Perşembe

Şampiyonlar Ligi : Gerçek Yuvamız


Tarih yazdığımız arenaydı orası. Tarihimizin en büyük zaferlerini yaşadık o arenada belkide. Devler Ligi'nde dev olarak sayılan nadir takımlardandık. Karşımıza çıkan takım ne yapacağını şaşırarak çıkardı sahaya. Türk takımları karşısında saldırarak çıkan takımlar bizim burada kazandığımız başarılar sayesinde temkinli oynamaya başlamıştı temsilcilerimiz karşısında. Muhteşemdi o duyguyu yaşamak o maçlarda tribünde olmak. Gol yemek bile normalden daha güzeldi adeta. Kapalıda açılan muhteşem pankartlar, Şampiyonlar Ligi müziği, Sol kolda Şampiyonlar Ligi amblemi ve muhteşem atmosfer. Biz bunların bir parçasıydık adeta. Hatta Şampiyonlar Ligi amblemindeki 8 yıldızdan biri biziz. Parçasından da öte kalbindeyiz. Ne maçlarmış ama değil mi Manchester'ı elediğimiz maçlar. Suat ne ince vurmuştu Deportivo kalesine Sami Yen'de. Hakan havada ne güzel eğilmişti Milan'a o muhteşem kafa golünü atarken. Ümit ne soğukkanlı vurmuştu ben sırtımı dönmüş gözlerimi kapamışken. Aynı Ümit ne güzel saklamıştı topu Delle Alpi'de gol vuruşunu yapmadan. Hagi, Hagi, Hagi diye haykırmamış mıydık hep beraber Kapalı tribünlerin önünde attığı o muhteşem golde, Athletic Bilbao maçında verdiği muhteşem falsoda. Hakan Ünsal belki bir daha atamaz ama top ne güzel süzülmüştü Glasgow maçında. Capone ne güzel sızardı arka direğe. Arif ne vurmuş topa beee Manchester'a  karşı. Spikerin dediği gibi deil Schmeichel değil bütün Michael'lar kaleye geçse gene ağlarla buluşurmuş cidden.

Şimdi dönüp bakınca biraz gerçekten çok şeyi kaçırmışız son senelerde. Yuvasından atılır ya çocuk bazı ülkelerde reşit olunca. Adeta öyle uzaklaşmışız evden. Halbuki tek bir Şampiyonlar Ligi'ne çıksak ne güzel olur şimdilerde. Şimdi başımızda Fatih Hoca var bize oralardaki en büyük başarımızı yakalatan insan. Takımı en iyi yerlere yeniden getireceğine inancım tam. Sadece istikrarımız olsun yeter. Ailemiz bizi çok özledi eminim çünkü onları İstanbul'un çimlerine gömmemiz, kendi evlerinde yuvalarında harap etmemiz onlarında hoşuna gidiyordu. Çünkü taraftarımızla, camiamızla, şehrimizle ve futbolumuzla onlarında hayatına heyecan getiriyorduk adeta. GALATASARAY'dık biz! Tüm Avrupa'yı dize getirdik! Az kaldı Avrupa bekle bizi geliyoruz gümbür gümbür. İnleticez gene sokaklarını GALATASARAY diye. Bağırıcaz her şehirde CİMBOMBOM diye. Haykırıcaz her ülkede ŞAMPİYON diye!

28 Eylül 2011 Çarşamba

STSL 3. Hafta / GALATASARAY SK : 2-0 : Eskişehirspor / Oturmaya Başladı


Ligin en dişli rakiplerinden Eskişehirspor karşısında harika bir oyun oynadık pazartesi akşamı. Harika derken eski GALATASARAY'a dönüş açısından. Belki de yıllardır göremediğimiz futbol olduğu için harika geldi bize. Bu sefer bir kaç kişinin oynadığı iyi futbol değildi maçı kazanmamızı sağlayan, takım olarak çok güzel bir uyum ve birliktelik içinde oynadık.

Aykut kalesinde top görmedi pek yorum yapamayacağım ancak bu sefer o kadar güzel bir defans vardı ki önünde bizi şaşırttı gerçekten. Gökhan Zan uzun zamandır bu kadar iyi oynamamıştı. Son haftalarda gerçekten yükselen bir formu var ve bu sayede Servet Çetin bu takımdan uzak duracak o yüzden açıkçası çok mutluyum. Ujfalusi her zamanki gibi maçın yıldızlarındandı. Gökhan Zan ile uyum içinde harika bir iş çıkardılar. Hakan Balta nazar değmesin harika oynuyor son maçlarda. Riera ile sol kanatta harika bir uyum yakaladılar. Birbirlerinin açığını çok iyi kapatıyorlar. Defansta ve hücumda birbirlerine yardımcı olmaları ikisinin de işini kolaylaştırıyor. Sabri sağ bekte biraz zayıf kaldı bu maçta. hala boşa kaçma da sorunları var ancak elinden gelenin en iyisini her zaman yapıyor. Takımın en zayıf halkası gibi görünse de takımın en çok pres yapan oyuncusu konumunda. Orta sahada Selçuk görünmeyen Melo ise görünen kahramandı. İkiside hem hücumda hem defansta iyi işler yaptı ve topu çok iyi sakladılar. Kazım ise ilk yarıda sahanın en kötülerinden olsada ikinci yarı muhteşem bir hırsla oynadı. Elmander ise çok iyi boş alanlar yarattı ve arkadaşlarına çok yardımcı oldu.

Engin Baytar'a ise bence ayrı bir parantez açmak lazım. Takımın en iyisiydi bana göre. Sahada adım atmadık yer bırakmadı. Koştu, pres yaptı, top çaldı, çok harika paslar attı. kısacası takımı adeta yönetti. Hücumdaki etkinliğimizde büyük rolü vardı. Topun olduğu her pozisyonda o vardı. Bize ne kadar faydalı olacağını gösterdi adeta.

Karabük maçında 3 puanı kaybetmemizin nedeniydi kırmızı kart. Ancak maça iyi başlamıştık. Ve görüldü ki eğer kendi planımızda oynarsak başarılı maçlar çıkartabiliriz.

Ve Tolga Özkalfa. Maçı genel olarak bizim aleyhimize katletti ancak Eskişehirspor'un da bir penaltısını vermedi. Hakemler sezona gerçekten çok kötü başladı. Ve bu şu an sonucu çok etkilemese de son haftalara doğru ligin gidişatını etkileyebilir. Bir an evvel düzgün aç yönetmeleri gerekiyor.

19 Eylül 2011 Pazartesi

STSL 2. Hafta / GALATASARAY : 3-1 : Samsunspor / Uyanış...


Gerçek buluşma gerçekleşti. Kolay olmadı ve hala çok eksiğimiz var ancak gene de alınan bu galibiyet önemliydi.

Maça çok etkili başladık ancak genede araya atılan toplarda rakibimiz etkili olmaya çalıştı. İleride ise gene poziston arayarak bilinçli bir şekilde hücum ettik ancak genede son toplarda doğru hareketi yapamadık ve atak başlangıçlarında topu kolaylıkla ileriye taşıyamadık. Melo'nun harika golünden sonra daha sağlam ve garanti oynadık. ancak topu son noktaya taşıyamadık bir türlü. Gol erken gelmesine rağmen çok etkili bir futbol oratay koyamadık ancak genede oyunun kontrolü bizim elimizdeydi. İlk yarıda özellikle kanatlardan etkili atak yaptık ancak gol gelmedi. Riera uzun vadede bize faydalı olacağını gösterdi ancak topla oynamayı çok seven birisi gibiydi. kanattan hareketlenip içeriye girmeye çalıştı bir çok pozisyonda ancak genede hızlı ve birebir de etkili bir oyuncu. Topu kanatlara taşıdığımız her pozisyonda etkili olduk ancak pek fazla başarılı orta gelmedi. İlk yarıyı 1-0'lık üstünlükle kapatmasını bildik.

İkinci yarıya ise tutk bir futbolla başladık. Yediğimiz gole kadar Riera'nın kullandığı frikik dışında çok etkili bir pozisyonumuz yoktu ki faul olmadan önce Baros topu Kazım'a çıkartabilseydi pozisyon golle sonuçlanabilirdi. Ardından Gökhan Zan'ın gerçekten çok basit ve saçma hatası yüzünden golü kalemizde gördük. Bu gol  aslında takımınuyanması için iyi oldu denebilir bizim için. Golden sonra takım olarak daha bir hırsla oynadık ve bu dakikalarda Kuddusi Müftüoğlu çok ciddi hatalar yaptı. Golümüz gelmeseydi maçın kaderine cidden etki edebilirdi. Özellikle Baros'un 2'ye 1 kaldığı pozisyonda çekilip faule maruz kalmasına rağmen hakem faulü Baros'un yaptığına kanaat getirdi ki bizim için önemli bir pozisyon oluşabilirdi. Baros, Eboue ve Kazım'ın yerine Sercan, Engin ve Elmander'in girmesi oyunu biraz daha hareketlendirdi. Topu kanatlar yerine ortadan taşımaya başladık ve Sercan'ın akıl dolu harika pasında Elmander topa çok düzgün vurdu. Bu gol tribündeki herkesi rahatlattı adeta. Ardından ceza sahasında Sercan çekildi ve Kuddusi Müftüoğlu bana göre net bir penaltı olması gereken pozisyonda devam kararı verdi ve devamında Samsunspor kalecisi Ahmet Elmander'i adeta biçti. Selçuk rahat bir şekilde kullandı penaltıyı.

Bugün takım olarak oynadığımız yun bize gelecek için ii sinyaller verdi. Geçen haftaya göre bazı ufak tefek artılar vardı ancak daha geliştirmemiz gereken çok şey var. Atağa çıkarken daha seri bir şekilde topu taşıyabilirsek daha güzel olur bizim için. Elmander bu akşam ne kadar kaliteli olduğunu bize gösterdi. oyuna girdikten sonra hücumu şekillendiren isimdi. Özellikle bir pozisyonda ısrarı sayesinde dördüncü golü buluyorduk ancak son anda Ertuğrul çıkardı topu. Riera ise çok hızlı bir oyuncu ancak son anda önünde adam varken orta açmaya çalışıyor. topu çekse ya da önündeki adamı geçse daha rahat orta şansı bulabilir. Melo için söyleyecek kelime yok. Gerçekten çok savaşıyor ve top neredeyse o da orada. Selçuk çok fazla göze batmasa da faydalı hareketler yapıyor. Kazım ise nedendir bilinmez geçen seneki performansından çok uzak. Sahada adeta geziniyor. Koşmuyor, çabalamıyor ve çok etkisiz kalıyor. Böyle devam ederse kulübeye doğru yolu var. Baros ise eski formundan çok uzaklarda. Bunun nedeni ileride tek kalması ve birebirlerde etkisiz kalması. Ancak hızlı hücumlarda iyi iş yapabileceğini gösterdi. Elmander-Baros ikilisi daha faydalı olur. Çift forvete geçersek bizim için daha faydalı olur.

Bizim için önemli bir galibiyet aldık. Camia olarak alınacak her galibiyete ihtiyacımız var. Takımın güveninin yerine gelmesi için. Ancak galibiyet alsakta eksiklerimiz olduğu ortada.

Son sözüm de Mustafa Sarp'a. Hırslı olabilirsin ancak ekmeğini yediğin ve tabiri caizse orta sahasına sıçtığın takımdan gönderildin diye sus işareti yapmanın tek açıklaması var : Kişiliksizsin!

18 Eylül 2011 Pazar

Ayaklan GALATASARAY'lı!


Kusuruma bakmayın bolca küfür içeren bir post yazacağım.

Ne olduğu belli olmayan itin teki benim GALATASARAY'ıma laf ediyor hatta bu laf öyle böyle değil. Bizi adeta vatan hainliğiyle suçluyor.

Ulan şerefsiz! Ulan itin doğurduğu! Bizim alnı ak kulubümüz senin kulübün ve taraftarların gibi Büyük Türkiye Cumhuriyeti'nin içinde bir başka cumhuriyetçik kurmaya çalışmıyor!

Ulan it! Bizim kulübümüzün doğduğu bu ülkenin en köklü eğitim kurumu olan GALATASARAY Lisesinin 1915 senesinde mezunu yok! O yaşı küçük yüreği büyük gençler vatan uğruna Çanakkale'de Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün komutasında şehit düştü. Bu vatan için kanını akıttı!

Ulan şerefsiz babam hep senin anneni anardı bu ülkede holiganizmi o başlattı diye. Biz fenerlilerle yan yana kol kola maç izlerdik Avrupa maçlarında birbirimizi desteklerdik derdi. Sonuna da eklerdi ömer çavuşoğlu denen it televizyonda ben Avrupa maçlarında GALATASARAY'ın rakibini destekliyorum açıklamasını yaptıktan sonra herkes düşman oldu derdi!

Şimdi ben sana sadece şunu söylüyorum. Gerçekten sözünün arkasındaysan yarın gel bunu Nevizade Sokağında bağıra çağıra söyle! Öyle klavyede yazıp internette yaymakla olmuyor böyle şeyler! Senin yatacak yerin yok şerefsiz herif!

12 Eylül 2011 Pazartesi

STSL 1. Hafta / İ.B.B : 2-0 : GALATASARAY / Herşey Zamanla...


İlk maç, ilk hüsran oldu bu gece ama hüsranın tek nedeni sonuçtu çünkü oynanan futbol değil mağlubiyet üzdü bizi. Ama bu daha ilk maçtı daha önümüzde 33 maç var. :)

Maça çok iyi başladık ve maçın genelinde etkili olan bizdik ataklarda. Belediye iyi defans yapıp tehlikeli kontralarla maçı elimizden aldı adeta. Takımda çok iyi gelişmeler var ancak sistem henüz oturmuş değil. Paslaşarak kaleye gitmeye çalışan GALATASARAY en güzel değişim. Yaptığımız atakların çoğunda organize olarak kaleye gittik. Bu çok önemli bir gelişmeydi ve ilerideki güzel günlerin habercisi bu pozisyonlar bence. Ancak atak başlangıçları ve son toplarda hala hatalar var. Özellikle atağa çıkarken ilk paslarda bir türlü ileriye gidemiyoruz. Topu genel olarak yana ve geriye oynadık. Bu bi dezavantaj ancak zamanla oturabilir. Son toplarda ise bir türlü son hareketi yapamadık. Takımın son vuruşları ise gerçekten kötüydü. Kaleyi bulan şutumuz gerçekten çok az. Bulan toplarda tehlike yaratmadı.

Bireysel olarak baktığımızda ise Muslera bize gelecekte başarılı olacağına dair sinyaller verdi. Her ne kadar ilk golde hatalı olsa da bir çok kurtarışı ne kadar kaliteli olduğunu bize gösterdi. Ujfalusi kötü değildi ancak hazırlık maçlarındaki performansından uzaktı. Servet çok fazla kademe hatası yaptı ve mağlubiyette başroldeydi. Gökhan ilk yarıda pek bir varlık gösteremedi ve vasat oyunculardan birisiydi. Çağlar çok umutlu olduğum bir isimdi ancak dünkü maçta yaptığı hatalar bizi adeta kahretti. Maçı kaldıramadı. Selçuk ve Melo ikilisi bence başarılıydı. Henüz aralarında tam bir uyum yok ve bu birkaç maç sürebilir ancak zamanla çok başarılı olacaklardır beraber. Özellikle Selçuk ileriye taşıdığı toplarla, Melo ise defanstan çıkardığı toplarla dikkatleri üzerine çekti. Eboue bir şeyler yapmaya çabaladı ancak sol kanatta oynaması ve ters ayakta kalması bazı hareketleri yapmasını engelledi. Kazım ise GALATASARAY'a geldiğinden beri en kötü futbolunu oynadı.  Baros ise çok çabaladı ancak çabuk yoruldu ve ikinci yarıdaki pozisyonlarda çok etkisiz ve yavaş kaldı. Sabri ise pek gününde değildi herhalde çünkü olmadı dün oynadığı futbolla. Sercan topu her aldığında tehlike yaratmak için uğraştı ancak olmadı son topları yapamadık.

Uzun lafın kısası beklediğim futbol değildi ancak genel olarak oyun bize gelecekte çok daha güzel günlerin bizi beklediğinin habercisiydi. Tabii bir de defans sorununa bir çözüm bulmamız şart.

11 Eylül 2011 Pazar

Başlıyoruz!


Uzun bir aradan sonra sonunda lig başlıyor bizim için. O kadar kötü bir lig ki ama bu başlayan herkesin herşeyden bişeyler çıkartabileceği bir lig olacak bu sene. Ancak her şeye rağmen GALATASARAY taraftarı lige gerçekten büyük umutlarla başlıyor. Tabii ki de bu umutlarda Fatih Terim'in payı yüksek.

Özellikle takıma yeni katılan isimleri performansı büyük merak konusu. Şu ana kadar hazırlık maçlarında takım olarak gerçekten uyumlu gözüktük özellikle yabancılar açısından. Melo ilk maçı olan Liverpool maçından beri 40 yıllık GALATASARAY'lı gibi oynuyor.Eboue Real Madrid maçında takıma ne kadar faydalı olacağını gösterdi. Riera ise bu maçta eğer oynarsa takımla ilk kez önemli bir maça çıkmış olacak ki sol kanatta Engin'den başka oyuncumuz olmadığı için oynaması muhtemel ancak belki Fatih Terim Emre Çolak sürprizi yapabilir. Daha doğrusu benim umudum Emre Çolak'ın oynaması. Ujfalusi ise oynadığı her maçta çok başarılı performans sergiledi. Ancak bu maçta orta da mı sağ bekte mi oynayacak belli değil. Kalede Muslera'dan kimsenin şüphesi yok. Eksik olduğu noktalar olmasına rağmen kesinlikle çok başarılı bir sezon geçirecek sakatlıklar olmazsa eğer. Ancak defansımızın gerçekten kötü olması Muslera için dezavantaj kesinlikle.

Yeni transferlerden Selçuk herhangi bir sorun olmazsa bu akşam sahaya ilk 11'de çıkacaktır. Kesinlikle en iyi transferimiz zaten Selçuk. Yanında Melo ile başarılı bir iş çıkartacağı kesin gibi. Emre Çolak oynar mı bilmiyorum ancak Emre Çolak gibi bir yeteneğin oynaması bizim için uzun vadede çok önemli. Arda gibi gelir de sağlayabilir, takımın efsanelerinden biri de olabilir. Servet bu takımda oynamayı hiç hak etmeyen bir isim ancak büyük ihtimal oyunda olacaktır. Hakan Balta'nın yokluğunda solda Çağlar oynar ve eğer başarılı olup kendini gösterirse eğer bizim için çok önemli olacak onu kazanmak çünkü herkesin bildiği gibi Hakan Balta eski performansından çok uzak. Sağda Kazım gene başarılı bir oyun ortaya koyacaktır diye düşünüyorum çünkü gerçekten GALATASARAY forması altında başarılı maçlara imza attı. İleride büyük ihtimal Baros oynar ve Baros bize eski günlerine dönüş sinyallerini verdi hazırlık maçlarında. Bildiğimiz Baros gibi oynarsa eğer kesinlikle bize çok fazla katkı sağlayacaktır bu sene. Yedekte Elmander ve Sercan'ın olması bizim için gerçekten çok iyi oldu. Elmander bu maçta sakat olduğu için olmayacak ancak Sercan bize katkı sağlayacaktır. Engin Baytar ve Ceyhun ise bize bu sezon çok fazla katkı sağlayacak mutlaka. Sabri'den ise söz bile etmiyorum çünkü varını yoğunu gene sahaya koyacaktır oynadığı her maç.

Kısacası umut dolu bir sezon var önümüzde. Büyük başarılara inancımız tam kesinlikle ve başarılı olacağız!

Sercan Yıldırım GALATASARAY'da!


Forvet hattındaki eksiklik önceki senelerde bize çok çektirdi. Özellikle Baros'un sakat olduğu maçlarda gol yollarında çok sıkıntı çektik. Daha çok rotasyonlu bir forvet hattı bu sene gerçekten çok ihtiyacımız olan bir şeydi ve Sercan transferi bu açıdan çok iyi oldu. Özellikle Baros'un eksikliğinde ileride oynaması ve ihtiyaç durumunda kanatlarda da oynayabilmesi çok önemli. Yerli statüsünde olması da bizim için başka bir avantaj oldu.

Sercan oynadığı futbol kadar özel hayatıyla da gündeme çok oturmuş bir isim bu sebeple bazı ön yargılarımız var ancak İstanbul'a geldikten sonra ev tutmaması ve Florya'da kalacağını açıklaması bu açıdan gerçekten çok güzel bir durum. Futbol için yaşı yavaş yavaş oturmasına rağmen hayat için hala genç tabii ki de geceleri çıkacaktır ancak bu gece hayatının futbolunu etkilememesi çok önemli. Eğer gerçekten hayatı bir düzen içerisinde olursa yani özel hayatıyla futbol yaşantısını dengede tutabilirse gerçekten çok başarılı olur.

Bir başka dezavantaj da son vuruşları. Son anda gerçekten çok saçma hatalar yapabiliyor Sercan. Ancak bunun için gerekli teknik ekibe sahibiz. Bu sebepten Sercan son vuruşlarını da düzeltirse gerçekten GALATASARAY'ın önemli oyuncularından birisi olacaktır.

PARÇALI'ya Hoşgeldin Sercan!

5 Eylül 2011 Pazartesi

Riera GALATASARAY'da!


Sezon başında Kewell'la sözleşme yenilenmemesi ve Arda'nın Atletico Madrid'e satılmasının ardından sol kanatta yaratılan boşluğa bir transfer gerekiyordu ve bu transfer sonunda gerçekleşti. Albert Ortega Riera'yı Olympiakos'tan aldık. Şu anda gerçekten ihtiyacımız olan bir transfer ve bize şu anda gerçekten fayda sağlayabilecek bir isim.

Şahsi fikrim sol kanada Emre Çolak'ın monte edilmesiydi ancak genede bu transfer bize fayda sağlayacaktır. Bizden önce yaşam tarzının aşırı farklı olmadığı Yunanistan'da olması uyum sürecini kısaltacaktır diye umuyorum. Eğer bu süreci çabuk atlatırsa bize vereceği katkı daha yüksek olur bu sezon için. Kewell kadar yetenekli ve kariyerli bir isim Riera ve Premier League, La Liga ve Ligue 1 tecrübesi olması bizim için avantaj. Emre Çolak'ın gelişiminde faydası olacaktır.

Fazla söze gerek yok ihtiyacımız olan bir bölgeye ihtiyacımız olan bir transfer yaptık.

PARÇALI'ya Hoşgeldin Riera!