16 Temmuz 2011 Cumartesi

Mazi Kalbimde Yara!



Budapeşte’ye yaptığım gezi esnasında tur rehberleriyle muhabbet ederken daha geçen ay bizim tur şirketiyle yapılan Bosna turuyla ilgili konuştuk. Aklıma ilk iş Tarık Hodzic ve onun lokantası geldi. Hemen sordum ve aldığım yanıt adeta gözlerimi doldurdu. Tarık Hodzic gördüğü her Türk’e Selamun Aleyküm der demez el hareketi yaparak(G.O.R.A.’daki montaj hareketi) “Ben Fener’in kocasıyım!” diyormuş! Hemde hiç kimseden çekinmeden. Ali Babacan’a dahi bu hareketi yapmış! Verdiğim ilk tepki “Direk elini öperdim!” oldu ama beni öyle derin düşüncelere daldırdı ki…



Onlar bizim ne çok büyük başarılar kazandığımız ne de çok büyük paralar verdiğimiz isimlerdi. Prekazi, Hodzic, Simovic, Stumpf, Götz gibi isimler. Maalesef ben bu isimleri canlı gözle izleyemedim. Ya çok küçüktüm ya da doğmamıştım bile. Ama şu var ki biz onların kalbinde, onlar bizim kalbimizde taht kurdu. Biz onları o kadar çok sevmiştik ki hala daha onları saygı ve sevgi ile anıyoruz. Onlar ise bizi o kadar çok sevmiştiki onlara çok büyük şeyler kazandırmamamıza rağmen bizi hayatlarının en önemli yerlerinden birine koydular. Geldiler, gittiler, Yaşadıkları şehirlerde bizim adımızı dıuymayan insan kalmamasını sağladılar!



Şimdiki yabancılarımızın bir çoğuna bakıyorum da sadece gidenlerden Cana ve Meira bizi çok severek ayrıldılar. Onlşarda çok büyük paralar almadılar ama sevdiler sevildiler. Ve bu sayede gördüm ki bizim ne Dünya Yıldızına ne de çok para isteyen kaprisli adamlara ihtiyacımız var. Bizim ihtiyacımız kesinlikle bize kalbini verecek, bizi hayatında paradan önemli noktaya koyacak isimler lazım kesinlikle! En yakın örnekleri Hagi, Popescu ve İliç değil mi mesela? Onlar çok para istemediler. Para isteselerdi özellikle Hagi bizden önce İtalya’ya, İngiltere’ye giderdi ama gitmedi parayı değil futbolu seçti.



İşte bu olayları duyduktan sonra anladım ki bizim transfer politikamız kesinlikle yanlış! Bize savaşacak, bizi sevecek, hayatına GALATASARAY’ı sokacak adam alın!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder