30 Haziran 2011 Perşembe

Kaleci Sorunsalı!



Simoviç, Taffarel ve Mondragon'dan sonra bir türlü beklenen kaleci performansına ulaşamadık. Bunda tabiki de bizim de bunda büyük suçumuz vardı çünkü kimseye güvenmedik istikrarsızlığa neden olduk.



Mondragon gittikten sonra önce yerli kalecilere bıraktık kaleyi. Orkun ve Aykut kalede güven vermedi denildi ancak aslında tek maçta yaptığı hata Orkun'un takımdan gitmesine neden oldu. Aykut ise açıkçası hala daha güven vermiyor. Peki son şampiyonluğumuzun yerli kalecilere güvendiğimiz senede olması biraz enteresan değil mi sizin içinde...


Ertesi sezon Orkun yedek kaleci olurken yeni transfer olarak Morgan De Sanctis kalemizi koruyacaktı. Yeterli bir kaleci miydi? Bence kesinlikle yıllarca kalemizi emanet edebileceğimiz bir isimdi. Hırsı, refleksleri ve tecrübesiyle GALATASARAY kalesini yıllarca koruyabilir bizi bu sorundan kurtarabilirdi. Hele Benfica maçındaki kurtarışı! O topu nasıl döndürdü hala unutamıyorum açıkçası. Ama yaptığı ufak hatalar yüzünden takımdan gönderildi bonservisi alınmadı. Kalsa şu anda en son düşüneceğimiz bölge kale olacaktı ama bize gelen kaleci hiç hata yapamaz ya! Abi güven işte ısrar et ölür müsün! Bir başka kalecimiz Aykut ise Şampiyonlar Ligi'ne tarihimizde ilk defa ön elemelerde elenmemize neden oldu aslında(ikinci maçtaki şanssızlığımız ve hakem hatalarını saymıyorum). Olan gene GALATASARAY'a oldu!!


Ertesi sezon ise bonservisi elinde bulunan Leo Franco geldi. Orkun Uşak ise gönderildi ve yerine Manisaspor'dan Ufuk Ceylan geldi. Aykut ise üçüncü kaleci olarak kaldı. Franco ilk geldiği zaman bu sefer olabilir kalemizi bulabiliriz diye düşünmüştüm. Ancak De Sanctis ve Orkun'a göre kalede gerçekten güven vermedi sezon boyu. Özellikle Fenerbahçe maçında yediği gol zaten tüm camianın gözünden düşmesine neden oldu ve gönderildi. Ufuk ise belli maçlarda oynadı ve yetenekli olduğunu göstermedi değil. Açıkçası Franco'dan daha çok güven verdi oynadığı maçlarda. Aykut ise fazla forma şansı bulamadı.


Franco faciasından sonra 2010-11 sezonu için sadece iki seçenek vardı. Ya dünya yıldızı bir kaleci alınacaktı ya da yerli kalecilerle devam edilecekti. İlk karar yerli kaleciler oldu ve sezona Aykut'la başladık ancak Aykut kalede güven vermeyince Rijkaard Ufuk'u kaleye çekti ve bir çok maçta Ufuk açıkçası kalede güven verdi benim için. Yediği bir çok golde Ufuk'a suç bulamıyorum çünkü bir çok golü yemesinin sebebi defans hatalarıydı. Gözle görülür tek hatası ise Bursa maçında yediği goldür ancak o goldeki hatasına rağmen ben kaleyi Ufuk'un koruması gerektiğini hala düşünenlerdenim. Ufuk'un o hatası Gheorghe Hagi'nin gözünden düşmesine neden oldu ve Zapata adlı kaleciye benzeyen bir şey alındı. Kalede zerre güven vermedi ama nedense Bülent Ünder'de Hagi'de onu tercih etti! Neden abi neden Zapata! Bırakın Ufuk oynasında kendine güveni geldin yaa! Ancak tabikide Zapata sezon sonunda gönderildi. Kurtulduk ondan!

Şimdi 2011-12 sezonu için Fatih Terim'in en çok transfer istediği bölgelerden bir tanesi kaleci transferi. Ama açıkçası biz taraftar olarak paramızı çöpe atmak istemiyoruz! Bu nedenle alınacaksa gerçekten kaliteli bir transfer lazım bize kesinlkle. Benim şahsi fikrim Ufuk'la devam edilmesi ancak yüzde 80 kaleci transferi olacak. Ancak basında bahsedilen bazı isimler geleceğine hiç transfer olmasın denilecek cinsten! 30 yaşında adı sanı duyulmamış Lauro adında bir kaleci gündemde! Gelmesin arkadaş istemiyorum! Muslera mesela kaliteli bir kaleci ve genç. Gidin onu alın. Buffon'dan, Reina'dan, Frey'den bahsederek transfer sezonunu açıp gidip adı sanı duyulmamış isimleri alırsanız kafadan güensiz başlarız. Ya gidin gerçekten genç ve tecrübesizde olsa yetenekli ve kaliteli bir ismi alın(tabii güvenecekseniz alın!) ya da Ufuk'la devam edip Emirhan'ı alttan yetiştirelim.

GALATASARAY'da kaleci sorunu 2 sene üst üste kalemizi koruyabileceğimiz bir isim bulmadan çözülmeyecek. Umarım bu transfer sezonu kale açısından güzel geçer!

28 Haziran 2011 Salı

Okan Derici GALATASARAY'da!


Geleceğin Mesut Özil'i olarak lanse edilen Okan henüz 18 yaşında ancak yeteneği sayesinde ileride GALATASARAY'ın vazgeçilmezleri arasına girebilecek bir oyuncu olarak gözüküyor şu anda. Sol ayaklı olması ve yetenekli olması onun için büyük bir avantaj. Açıkçası ismini daha ilk defa duydum ancak Alpay gibi alt liglerden oyuncu çıkartıp onları başarılı birer oyuncuya çevirebilen Fatih Terim'in ellerinde geleceğin başarılı oyuncularından biri olma olasılığı yüksek. Bu sezon abilerinin yanında az da olsa bir tecrübe yaşayıp bazı maçlarda oyuna sonradan girerse ve özellikle kupa maçlarında oynarsa bize çok şey katacaktır gelecek sezonlar içerisinde. Şu an pek bir bilgim olmadığından dolayı kendisiyle ilgili fazla yorum yapamasam da başarılı olacağına inanıyorum.

Aramıza Hoşgeldin Okan!

Tomas Ujfalusi GALATASARAY'da!


GALAASARAY'ın belkide en çok sıkıntı çektiği bölgeydi defans geçen sezon. Kalecilerden çok defans yüzünden gol yedik hatta belkide iyi durumda olacak ve uzun yıllar kalemizi teslim edebileceğimiz isimler defansif hatalar yüzünden çok gol yiyerek hep ikinci planda kaldılar. Lucas Neill'in gönderilmesiyle beraber defansın özellikle ortasına transfer yapmamız gerekiyordu ve bu isim Tomas Ujfalusi oldu.

İsmini okumakta bir çok insan zorlandı nedenini bilemiyorum ama saçma geldi isme takılmak. Uyfaluzi işte abi nesi var bunun. Bir de önemli olan ismiymiş gibi herkes isme takıldı. Önemli olan bize yapacağı katkı şu anda ve bu katkı da çok büyük olacaktır. Hırçın yapısı, hırsı, başarıya olan isteği onu bizim vazgeçilmezlerimizden biri yapacaktır. Servet ve Hakan Balta ile beraber oynayacak olması onun için gerçekten dezavantaj olabilir. Gökhan Zan şu an için bir numaralı partneri benim gözümde ve defansı ortasına yapılacak bir başka kaliteli transfer Ujfalusi'nin performansına da etki edecektir.

Ujfalusi belkide futbol kariyerine Parçalı formasıyla veda edecek tecrübeli bir isim. Transferi çok önemli oldu.

Parçalı'ya Hoşgeldin Gladyatör!

Cevher Özer, Ender Arslan ve Furkan Aldemir GALATASARAY'da!



GALATASARAY Erkek Basketbol Takımı ihtiyacı olduğu mevkiilerde transferler yapmaya başladı. Özellikle final serisinde büyük sıkıntı çektiğimiz 4 numara pozisyonunda Cevher Özer transferi kadro rotasyonu açısından çok önemli oldu. hem yerli olması hemde rotasyonumuzu arttırması açısından Cevher çok önemli bir transfer. Shumpert ve Rancik'in yanında yerli olması sayesinde süre bulabilecek bir isim.



Oyun kurucu olarak bu sene önemli işlere imza atan Tutku ve ne yapacağı hiç bir zaman bilinmeyen ancak Play-Off'larda başarılı bir performans gösteren Jerry Johnson ikilisinin yanına gelen Ender Arslan tecrübesi ve kalitesiyle bize büyük katkı sağlayacaktır. Özellikle Milli Takım ve EuroLeague tecrübesi olması çok önemli bizim açımızdan. Sonuçta bu sezon EuroLeague elemelerine katılacağız ve bu tecrübeye sahip oyuncular bizim açımızdan çok önemli.



NBA Draft hakkını bir dahaki sezona bırakacağını açıklayan Furkan Aldemir Türk Basketbolunun en önemli genç yeteneklerinden birisi. 4 ve 5 numara pozisyonlarında oynayabilmesi bizim açımızdan büyük avantaj. Her iki bölgede de rotasyonda kullanılabilecek olması ve aynı zamanda genç ve yetenekli olması bize çok şey katacağının belgesi.

Bu 3 önemli transfer GALATASARAY Erkek Basketbol Takımı açısından hem yerli rotasyonu hemde eksik bölgelerde önemli transferler olarak çok önemli aşama kaydetmemize neden olacaktır. Final'de Fenerbahçe karşısında bench'ten yeterli verimi alamamamız ve yerli rotasyonumuzun kısıtlı olması belkide kupaya uzanmamıza engel oldu. Şu zamana kadar yapılan transferler geleceğin kuvvetli güçlü GALATASARAY'ına kanıt olabilecektir.

18 Haziran 2011 Cumartesi

TEŞEKKÜRLER ASLANLAR!

Yarım saattir oturuyorum ve sadece düşünüyorum ancak aklıma hiç bir şey gelmiyor yazacak... Sizin gururunuz, cesaretiniz, savaşınız... Elinizden geleni ardınıza koymadınız. Siz sizden daha güçlü, rotasyonu daha kuvvetli bir ekibe karşı savaştınız son ana, son topa kadar. Tam herşey bitti derken "GALATASARAY'ın olduğu her yerde umut vardır." sözünü haklı çıkardınız. Bize muhteşem bir sezon yaşattınız. Hepinizin ellerine sağlık.

Seriye rakibimize göre yorgun başladık. onlardan daha kısa süre dinlendik ve bunun sonucunda deplasmanda başladığımız seri kötü başladı. İlk 2 maçta da sahada silik kaldık ve Fenerbahçe Ülker etkili oyuncuları ve kaliteli rotasyonu sayesinde farkını ortaya koyarak 2 maçtan da galibiyetle ayrıldı.

Abdi İpekçi'deki ilk maçta taraftarın büyük desteği ve savaşan oyuncularımız sayesinde maçı kazandık ancak çirkef Fenerli basketbolcular ve berbat bir yönetim ortaya koyan hakemlere rağmen! Hakemler Fenerbahçe'nin galibiyetle ayrılması için ellerinden geleni yaptılar adeta. Verilmeyen stepsler, Fener lehine verilen faullerin aynılarının bizim lehimize verilmemesi gibi bir çok etkene rağmen maçı uzatmalara götürdük ve uzatmalardaki oyunumuzla serideki ilk galibiyetimizi aldık. İkinci maçta ise çok göze batan bir hakem hatası olmamasına rağmen maalesef etkisiz bir oyun oynadık ve Fenerbahçe galibiyetle salondan çıkan ekip oldu.

Üçüncü maç ise Sinan Erdem'de yazılan bir tarihti adeta. Son saniyede Shipp adeta bir güneş gibi çıktı umutsuzluğun ardından ve umutsuzluğu kırıp umudu yeniden önümüze koydu daha çok inandırdı bizi zafere. Ama bu maçta galip gelmemizin nedeni basketbolcularımıza itici güç olan taraftar(salonu terketmeyen gerçek taraftar)dı adeta. Kendi evimizde kaybettiğimiz maçtan sonra salondan çıkmayıp oyuncuları yeniden sahaya çağıran yaklaşık 1000 kişilik gruptu bu. Salonu terkedenler ise bir daha mümkünse herhangi bir branşta maça gitmesin!

Son maç(maalesef) evimizde Abdi İpekçi'deydi. Yine muhteşem bir taraftar vardı salonda ve terinin son damlasına, son topa kadar savaşan oyuncularımıza itici güç oldu. Maç son saniyeye kadar çekişmeli bir şekilde devam etti ancak maçı gerçekten katleden Fenerin şampiyon olması için elinden gelen herşeyi yapan hakemleri yıkamadık adeta bu sefer. Son saniyede dahi geç duran saniyeyi televizyondan kontrol edemeyen en kritik anlarda fener lehine karar veren hakemler belirledi adeta şampiyonu! Biz mi? Hem hakemlerle hemde fenerbahçeli basketbolcularla savaştık! Sonuç mu? Rezalet! Ucu ucuna kaybettiğimiz şampiyonluk adeta ellerimizden alındı! Ama herşeyden önce biz gururluyuz ve hiçbir oyuncumuzun akıttığı terden, gözyaşından önemli değildi şampiyonluk!!

Siz Savaştınız! Siz Ruhunuzu Ortaya Koydunuz! Siz GALATASARAY Ruhu İle Oynadınız! Siz Hakettiniz!


BU TARAFTAR SİZİNLE GURUR DUYUYOR! TEŞEKKÜRLER YENİLMEZ ARMADA!!


17 Haziran 2011 Cuma

Hoşgeldin Ceyhun!


Ceyhun Gülselam Türk futbolunda gelecekte önemli işlere imza atacak bir oyuncu olarak şu güne kadar medyada yansıdı. Gerçi şu andan sonra aynı medya onu yerden yere vurabilir! Ama en çok acı çektiğimiz bölge olan orta sahada gerektiğinde önemli bir yedek olarak yerini alacağını düşünüyorum. Selçuk transferiyle güçlendirdiğimiz, Arda Turan'ın takımda kalmasıyla ise bu gücü koruyan orta saha gerektiğinde 11, gerektiğinde ise önemli bir rotasyon oyuncusu olarak yer bulacaktır Terim'in kadrosunda. Gerektiğinde defansın ortasında da oynayabilecek olması bizim için çok önemli bir avantaj. Selçuk'la beraber oynadığı dakikalarda defansif yükü karşılayarak Selçuk'un daha rahat oynamasını sağlayabilir. Bu da bize büyük avantaj katacaktır.

Genç olması dezavantaj yaratabilir. Tecrübesizliği vardır fakat şu an ki görüşüm her ne olursa olsun takımda tutulması ve yetiştirilmesi. Ancak kafamdaki soru işaretleri yok değil. Trabzon maçlarını pek izlemedim net bilgim yok ancak Trabzon'lu bir hocamın söylediği Mustafa Sarp'tan çok çektirebilir size dedi. Bu sebepten temkinli yaklaşmıyor değilim. Ancak Mustafa Sarp'tan iyi olduğunu düşünerekten GALATASARAY'ımıza faydalı olacağını düşünüyorum.

Parçalı'ya Hoşgeldin Ceyhun!

7 Haziran 2011 Salı

5 Sene Üst Üste Şampiyon Olduk!!!!


Tebrikler Engelsiz Aslanlar!! Kıbrıs'ta size tapılmayan kalmadı küfür yediniz branş tarihindeki ikinci mağlubiyeti aldınız. Ama yılmadınız, savaştınız. Ruhunuzu ortaya koyup Şampiyon oldunuz! Tek tek alnınızdan mı elinizden mi öpsek hepinizi milyon dolarlara mı yığsak. Az gelir hatta yetmez. Kurulduğunuz günden bu yana bize yaşattığınız büyük başarılar için Teşekkürler! Ve son olarak :

İmparator Sedat İNCESU!!!!

4 Haziran 2011 Cumartesi

21 Yıllık Bu Çile!!!


21 yıl oldu basketbolda final göreli ve 21 yıl sonra Coach Oktay MAHMUTİ ve muhteşem kadromuzla yeniden finaldeyiz. Son yılların güçlü ekibi ve bu sezon beşinci kez üst üste finalde olacak olan Fenerbahçe Ülker karşısında şampiyonluk için sahadayız.
İlk maç bu akşam Sinan Erdem'de oynanacak ve Fenerbahçe taraftarının da desteğiyle favori konumunda. Bu akşam veya 2 gün sonra gene Sinan Erdem'de oynanacak maçta alacağımız 1 galibiyet kupayı bize yaklaştıracak.

Yapabilir miyiz?

Kesinlikle!

Ancak tabikide önemli durumlar var. Jerry Johnson! Sinan Erdem'deki maçta son saniyede yaptığı hata maçı Fenerbahçe'nin kazanmasına neden oldu. Jerry Banvit serisinde oynadığı gibi yeniden takımın yükünü üstüne alır kritik skorlar üretir ve kritik müdahaleler yaparsa maçta çok büyük üstünlük sağlarız. Radoslav Rancik'in olmayışı bizim için büyük eksiklik ancak şu var ki Shumpert o bölgede harikulade bir oyuncu tek sorun tek kalması oldu. Rancik'in eksikliğini Shumpert'ın bench'te oturduğu anlarda fazlasıyla hissedeceğiz. Bu maçta bench katkısı da çok önemli olacak. Özellikle Haluk Yıldırım tacağı üçlüklerle fark yaratabilir. Andric, Ermal ve Evren'inde performansı çok önemli. Tutku Abdi İpekçi'de oynanan derbideki gibi oynarsa daha ne olsun.

Bunlar olması gerekenler ve Oktay Mahmuti'nin önderliğinde bu sene her takımı yenebileceğimizi gösterdik ve takımın hırsı da duruşlarından belli oluyor. Banvit'e son maçta top göstermedik adeta.

Şampiyon olmak için herşey oyuncularımızda müsait. En büyük artımızsa aç bir takıma sahip olmamız!

Yenilmez Armada! Oktay Mahmuti!


3 Haziran 2011 Cuma

Geçmiş olsun Radoslav!!


Geçmiş olsun aslan yürekli. En kısa zamanda geri dönmen, bize gene o muhteşem 3'lüyü çektirmen dileğiyle!

BBL Play-Off Yarı Final 4. Maç / GALATASARAY C.C. : 89-55 : Banvit / Tarihi Zafer!


Muhteşem taraftar muhteşem zaferdi dünün özeti adeta. Maça nasıl başladık anlamadım adeta bir anda fark uçtu. Bir ara JJ 15 sayı Banvit 16 sayıydı. Ardından ikinci periyotta sadece 3 sayı buldular ve adeta taraftar maçı izlemedi. Tarihin muhteşem marşları gün yüzüne çıktı her şey tribün şova döndü.

6'ncı adam dün muhteşemdi. Fark açılana kadar elinden geleni yaptı ardından adeta taraftar nasıl olur dersi ver. Aslında şunu farkettim her maç "Koy" veya "Saldır" diye bağıracağımıza böyle bağırsak gerçekten tribün kendine gelecek silkelenecektir. İnsanlar "Koy""Saldır" diye bağırmaktan bıktı artık ya.

Zaferler bizim ruhumuzda var ve toplamda 7 maç sürebilecek bir seri bizi bekliyor. Umarız ki en kısa sürede bitiririz bu seriyi ve şampiyonluğumuzu ilan ederiz.

Biletler hazır!! Fener GE-Lİ-YO-RUZ!!!!