31 Mayıs 2011 Salı

Emiliano Insua!!


Bir çok oyuncu taşıyamazken bu formayı sen taşıdın layıkıyla! Sadece bir maçta değildi bu her maç elinden geleni yaptın. Konya maçında Anıl'dan çok sevindin o gole. Bu takımda o formaya zarar vermek için uğraşanlar varken sen sadece elinden geleni yaptın. Keşke devamı gelseydi. Bir kaç sezon daha kalsaydın. ÖZellikle oynadığın mevkiide o kadar çok ihtiyacımız var ki senin gibilere. Ama olmadı ne Fatih Hoca ne de Ünal Başkan tutmak istemedi seni. Oysa kalsan ne güzel zaferler kazandırabilirdin bize. Maalesef bu formayı bir daha göremeyeceğiz belkide üzerinde ama iyi ki geldin çocuk! İyi ki tanıdık seni.

İyi ki o formayı geçirdin sırtına! Yolun Açık Olsun Emiliano!!

Harry ! Harry Keweelllll!!!



Tam 3 sene önce bir yaz sabahı gazetede gördüğümde gelmez olmaz demiştim. Sonra geldi dediler şaka yapıyorlar zannettim ama nereden bilebilirdim hayatımıza anlam katacağını. 19 numaranla girdin hayatımıza ve o 19 numara bundan sonra hep kalplerimizde olacak!

Sakat dediler sakat olmadığını gösterdin. İlk sezonunda muhteşemdin. İkinci sezonuna harika girdin ama bel fıtığına yenildin. Son senende fazla forma şansı bulamadın. Bizde harika anılar bıraktın genede. Hele o maç o füze!! Bordeaux maçında nereden gördün o köşeyi be arkadaş? Nası vurdun o topa öyle! GALATASARAY'ımızda anılarda hatıran silinmeyecek hiç bir zaman. Seni hep seveceğiz! "Daddy Cool" şarkısı her çaldığında dillerde senin adın olacak!

Yolun Açık Olsun "The Wizard Of OZ"!!!


BBL Play-Off Yarı Final 3. Maç / GALATASARAY C.C. : 73-61 : Banvit / Fener Geliyoruz!!


Maçı izleme fırsatım olmadı ancak 21 yıl sonra yeniden finali hissetmek muhteşem bir duygu. Az kaldı Fener geliyoruz!

29 Mayıs 2011 Pazar

Transfer Dedikoduları - 2

1 - Ersan Adem GÜLÜM


Türk futbolunun yükselen değerlerinden Ersan. Bir çok kulüp için çok gerekli olabilecek oyuncu. Özellikle bizim gibi defansta sıkıntı çeken takımlarda hem yerli olması hemde savaşan kimliği sayesinde ilk 11'in değişilmez isimlerinden olabilecek bir oyuncu. Gelmesi takımımıza büyük fayda sağlar ancak şu anda transfer önceliği Beşiktaş'ta. Beşiktaş'la anlaşılamazsa eğer bize geleceğini düşünüyorum ki son zamanlarda kulüple anlaştığımız yönünde haberler var. Gelirse bize çok fayda katabilecek bir oyuncu. Umarım gelir.

2 - Pepe REINA


Daha öncede belirttiğim gibi yıllardır sorunlu bölgemiz kale. Buffon, Isaksson gibi isimler transfer için öncelikli gözüküyor ancak Buffon zora girdi haberleri var. Buffon gelmiyorsa eğer Isaksson'dan önceki tercihim kesinlikle Reina. Uzun bir süredir Liverpool gibi bir kulübün kalesini koruyan, son Dünya ve Avrupa Şampiyonu İspanya Milli Takım'ının üçüncü kalecisi Reina Premier League'deki üst düzey tecrübesi sayesinde biraz avantajlı. 28 yaşında olması da önemli bir avantaj. Kalecilik 40'lı yaşlara kadar gidilebilen bir meslek ve böyle bir durumda eğer kimyamız tutması ihtimalinde uzun süre kalemiz emin ellerde olur.

3 - Gökhan İNLER


Selçuk İnan transferinden sonra orta sahamıza yapılacak bu transfer bizim için muhteşem olur. Selçuk'la beraber defansla ileri uç arasındaki bağı çok iyi gerçekleştirip bir çok maçta kilit noktamız olacak ikili olabilirler. Gökhan için önümüzdeki engeller olarak Juventus gibi kulüplerden bahsediliyor. Önemli rakipler ancak Avrupa'daki yüksek vergi bir çok oyuncu için Türkiye'yi cazip kılıyor. Ayrıca Gökhan'ın Türk statüsünde oynaması da bizim açımızdan önemli bir avantaj. Gelirse takımımıza büyük katkı sağlayabilir.

4 - Mehmet AKYÜZ


25 yaşında bir forvet ve geçen sezon 14 atma başarısını göstermiş Türk Futbolunda son dönemlerin parlayan takımı Tavşanlı Linyitspor'da. Kendisi hakkında fazla bir bilgim yok fakat geniş bir forvet hattı için iyi bir transfer olabilir. Gerçi geçen sezon pek bir varlık gösteremesede yine de elimizde Mehmet Batdal var. Gerekli mi gereksiz mi olduğunu transfer gerçekleştikten sonra görebiliriz.

5 - Mevlüt ERDİNÇ


Fransa futboluna damga vurabilen Türklerden ancak attığı gollerden çok faydalı oyunuyla. Bu oyun biçimi Türkiye'de onun çok eleştirilmesine neden olabilir çünkü burada forvetseniz gol atmak zorundasınız. Ancak gelirse ileri uçtaki ismin hemen arkasında faydalı işlere imza atabilir. Transferi her ne olursa olsun gerçekten süper olacaktır ancak gelip gelmeyeceği belli değil. Şu an sadece konu başlığında olduğu gibi dedikodu ancak her an her şey olabilir.

6 - İbrahim AKIN


İbrahim Beşiktaş'tan ayrıldıktan sonra İBB'de önemli işlere imza attı ancak açıkçası ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum. İbrahim'e gelene kadar Mevlüt'ün transferi bitse daha faydalı olur.

HERŞEY GALATASARAY İÇİN!!

Nuri Şahin ve Hamit Altıntop'un Real Madrid'e transferi


Çok değil geçen sene Alman Milli Takım'ını seçen Mesut Özil'in Real Madrid'e transferi yıllarca süren ve derin bir sessizlik içinde yürütülen Alman projesi başarıya ulaşmış ve gurbetçi futbolcularımızda Alman Milli Takımı'nı seçme isteği ağır basmıştı. Bu durum ülke futbolumuz açısından önemli bir dezavantaj yaratmıştı.

Bu sene ise hem Hamit Altıntop hemde Nuri Şahin daha sezon biter bitmez Real Madrid'e transfer oldu. Bu sefer ise kazanan biz olduk. Özellikle Almanya'da oynayan gurbetçilerimiz önemli olanın sadece Milli Takım'da alınan başarı olmadığını gördü. Gerçekten kabiliyetli oyuncuların önemli bir başarı yakalamadan bile büyük takımlara transfer olabileceğini gördüler. Her ne kadar Real Madrid'den nefret ediyor olsamda işimize gerçekten yarayacak transferler yaptılar.

Nuri Şahin ve Hamit'e ise Real Madrid'de başarılar diliyorum.

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Beko Basketbol Ligi Play-Off Yarı Final İlk Maç / Banvit : 57 - 79 : GALATASARAY C.C. / Seride 1-0 öne geçtik


Play-Off yarı finalinde Banvit'i 79-57 yenerek 1-0 öne geçtik seride. Maçı izleyemediğimden yorum yapamayacağım ancak Edirne Olin serisinden yorgun çıkan Banvit maçında zorlanacağımızı düşünmüyordum zaten. Kısacası seriye iyi başladık devamı gelsin lütfen..

Selçuk İnan Galatasaray'da! / Resmen Iniesta'yı aldık takıma..


Tam 5 sene bu taraftar orta sahadan çok çekti. İsmi geçmeyen futbolcu kalmadı. Gravesen dendi gelmedi, yerine İnamoto geldi ve geldiği gibi gitti. Ardından Linderoth geldi. İyi bir transferdi ancak hayatı boyunca MR makinesi görmeyen adam sakatlıktan kurtulamadı. Bize çok şey katabilecek adam hiç bir şey katamadan takımdan ayrıldı. BA ikilisi BAM oldu bize sürekli saç baş yoldurttu. Sadece Mehmet Topal vardı kayda değer isim o da sene başında hakettiği gibi Valencia CF'ye transfer oldu. Özellikle bu sezon Yekta Kurtuluş transferi anında etkisini göstermişti. Cana savaşçı kimliğiyle yeteneksiz de olsa çabaladı. Culio ise ofansif oynamasına rağmen defansa yaptığı katkılarla başarılı oldu.

Ancak gelecek sezon bize saç baş yoldurtan bir orta saha olmayacak gibi. Defansif açıdan Yekta ve Selçuk bu takımın orta sahasını çok iyi yönetecek isimler. Defansif derken biraz daha geride kalır manasında çünkü iki isimde ofansif özellikli orta saha oyuncusu ancak geriden gelerek fayda veren isimler. Culio'da onlara gerekli desteği verecektir ve yeni sezona sakatlıklar olmazsa güzel bir orta sahayla gireceğiz kısmetse. Selçuk İnan muhteşem vuruşları iyi oyunu ve güzel paslarıyla bu takıma büyük etki sağlayacak bir isim hele BAM üçlüsünden sonra Iniesta gibi Xavi gibi bir orta saha izleyeceğiz adeta. Ayrıca genç Musa'da piştikçe yedek kulübesinden gelip iyi işler çıkaracaktır. Ancak kim ne derse desin Selçuk muhteşem bir transfer oldu adeta. Sözü geçen Drogba'dan kat kat önemli ve faydalı bir transfer olduğu şimdiden kesin. Önemli olanın yıldız isim değil faydalı isim olduğunun da bu transfer sayesinde bir kez daha görüleceği kesin.

Başarılar Selçuk İnan! Hoşgeldin Parçalı'ya!

24 Mayıs 2011 Salı

Transfer Dedikoduları

1 - Didier DROGBA


Dider Drogba nam-ı diğer "Mavi Fil"! Chelsea'de forma şansı gittikçe azalan takımda kalmak istesede takımdan ayrılmak zorunda kaldığı gözüken Dider Drogba GALATASARAY'ımıza çok yakın. Maliyeti bize birazcık pahalıya mal olacak olsada eğer transferi gerçekleşirse takımımıza muhteşem ötesi bir katkı yapacağı kesin. Tecrübesi, yeteneği, yıllara meydan okuyan hırsı ve çabası, şutları, kafa topu hakimiyeti.. Her yönüyle sonuna kadar takıma katkı sağlayabilecek bir isim olacaktır Drogba. Ünal aysal'ın kafasına bu transferi koyduğu ve çok kısa zamanda bitireceği benim şahsi görüşüm. Ancak gelirse eğer takımı yükselişe sokacak adamların başında gelir.

2 - Selçuk İNAN


Barış, Ayhan, Mustafa Sarp üçlüsü son 2 sezondur başımızın belası adeta. BAM üçlüsü artık yolun sonuna geldi. Mustafa Sarp ve Barış'ın gideceğini düşünüyorum. Ayhan'a da jübile teklif edilmesi lazım bence. Sonuçta ne olursa olsun yıllarını verdi bu takıma. Ama şimdi öyle bir transfer geliyorki inşallah adeta Xavi veya Iniesta etkisi yapacak bize. Selçuk İnan türk futbolunun yükselen yıldızlarından ve belkide yurt içindeki en iyi orta saha oyuncusu GALATASARAY'ımıza çok yakın. Hatta bugün transferinin netleşmesine bile kesin gözüyle bakılıyor. Eğer bu transfer gerçekleşirse yıllardır çile çektiğimiz özellikle Mehmet Topal'ın gidişiyle çöken orta sahası yeniden canlanacaktır ve yeni yapılanmamız içerisinde muhteşem bir etki yaratır.

3 - Kim KALLSTRÖM


Harry Kewell takımda oynadığı 3 sezon boyunca takıma çok şey kattı ve artık maalesef yolun sonuna geldik Kewell'la. Kalbimizdeki yerini kimse dolduramaz onun ancak her ne olursa olsun yeri doldurulamaz bir futbolcu olmayacak. Källström top tekniği ve çalışkanlığıyla Harry'nin yerini doldurup yeni Kewell'ımız ve bizi başarılara götüren bir orta saha olacaktır. Orta sahada her mevkiide oynayabilen Källström'ün takımımıza çok şey katacağı kesin tabi gelirse. Transferin 15 gün içerisinde olumlu ya da olumsuz netleşeceği haberleri var. Olumlu haber gelirse eğer orta sahamızda belkide yıllarcagörev yapacak ve takımın yıldızlarından olacak bir oyuncuyu kulübümüze kazandırırız.

4 - Gianluigi BUFFON


Mondragon gittikten sonra bi daha kaleyi güvenli ellere bırakamadım rahat rahat. Aslında bu sadece bizimle alakalı da değildi çok büyük hatalar yapıldı kalede. Mondragon'dan sonra en önemli isimler Ufuk Ceylan ve Morgan De Sanctis oldu. De Sanctis aslında gayet başarılı bir sezon geçirdi kalemizde ufak tefek yaptığı hataları her kaleci yapabilirdi tabiki de ama olmadı duramadı. Ufuk tecrübesizliğinin kurbanı oldu. Şu anda o üç direk arası için adı ilk geçen isim İtalya'nın 2006 Dünya Kupası zaferinin ve Juventus'ta yıllarca süren başarının mimarlarından Buffon. Bir kaleci için yaş daha önemli her zaman ve Buffon tabir-i caizse yılların tecrübesi ve oynamadığı kulvar kalmayan bir oyuncu. Geldiği takdirde mutlaka hata yapacaktır ancak defansa vereceği güven bile takıma çok büyük katkı sağlar.

5 - Andreas ISAKSSON


Yeteneği daha genç yaşta fark edilen ancak genç yaşta gittiği Juventus'ta forma şansı fazla bulamayan ardından gittiği takımlarda ya vazgeçilmez olan ya da çok iyi kalecilerin arkasında bekleyen isim oldu Andreas. Daha bir kaleci için yaşı genç olan Isaksson'un önünde daha çok uzun b,ir yol var ancak her ne kadar kaliteli ve iyi bir kaleci olsada ne yapacağı belli olmayabilir. Edinmesi gereken tecrübeler mutlaka vardır ancak ya vazgeçilmezimiz ya da bir hayal kırıklığı daha olabilir.

Şu anda belli başlı dedikodular bunlar. Yaz boyunca her fırsatta gündemde olan isimler hakkında yorumlar yapmaya çalışacağım.

HERŞEY GALATASARAY İÇİN!!

22 Mayıs 2011 Pazar

Hoşgeldin Johan Erik Calvin Elmander!


Hakan Şükür'den sonraki en büyük eksikliğimizdi pivot santrfor. Hava toplarına hakim, iyi top indirebilen aynı zamanda da gol atabilen bir isim 2008'den beri ihtiyaç duyduğumuz şey. Elmander uzun boyu kafa topu hakimiyeti ve top tekniği sayesinde şimdilik bu ihtiyacı karşılayacaktır. Ona istediği topları veren ve indirdiği topları kullanacak oyuncularla takıma katkısı artacaktır. Arda ve Baros şu anda çok önemli bir etken bu konuda. Ayrıca Fatih Hoca'nın oyun anlayışında çok önemli bir yere sahip olacaktır. Ancak olaya medya açısından baktığımızda çok önemli bir dezavantaj var. İstatistikler Elmander'in çok fazla gol atamadığını gösteriyor. Bu da ülkemizde gol atamayan forvetin üzerine ne kadar gidildiğini bildiğimizden Elmander'in üzerinde baskı yapacaktır. Ancak gol atamasada ne kadar faydalı bir oyuncu olduğunu şu zamana kadar ne kadar çok maçta oynadığına baktığımızda görüyoruz.

Ünal Aysal'ın kulübümüze ilk transferi Elmander hayırlı ve uğurlu olsun!

Hoşgeldin Fatih Terim!


Türk Futbol tarihi en büyük başarılarından 2'sini Fatih Terim nam-ı değer İmparator eşliğinde kazandı. UEFA Kupası ve Avrupa Şampiyonası başarıları tüm Türkiye'yi sokaklara döktü adeta. Ancak her zaman da öyle olmuyor bu işler. GALATASARAY'daki ikinci dönemi ise tamamen hayal kırıklıklarıyla doluydu. Bu bana yaşattığı başarıların Fatih Terim sayesinde değil futbolcuların hırsı ve başarıya açlığının takımları buralara getirdiğini gördüm. Örneğin hiç bir taktik bir 3 maç üst üste bir takımın son dakikalarda mağlubiyetten galibiyete maçı çevirmesini başaramaz. Ama Fatih Terim'in üçüncü döneminin de tabiki de büyük avantajları var.

Avantaj olarak bakarsak eğer GALATASARAY hayatı boyunca olmadığı durumlara düştü ve şu anda bu durumu bir yabancı antrenörden daha iyi bilen bir adam Fatih Hoca. Sonuçta GALATASARAY'ın evladı ve içimizden birisi. Bu en önemli avantajı ve ne olursa olsun çok disiplinli bir teknik direktör olması da bir başka avantajı. Florya'nın anahtarını eline alıp, bütün takımın motivasyonunu üst düzeye getirip takım uyumunu da sağlayarak başarıları geri getirebilir bize ancak ne olursa olsun hiç bir futbolcuyla tartışmaya girmemeli. Belkide bize en büyük faydası genç oyuncular olabilir. PAF Takımdan gelecek oyuncu sayısında artış bekliyorum açıkçası.

Dezavantaj olarak ise kendi kafasında çok iyi gördüğü isimler var ve kazandırdığı muhteşem takım uyumuna rağmen bana göre çok çok iyi olmayan taktik anlayışı var. Takımı çok güzel kuracak değişiklikleri yerinde yapacaktır ama yanlış taktik herşeyi berbat edebilir. Ancak özellikle takımda kalacak isimler beni şimdiden kudurtmaya başladı. BAM üçlüsünden 'B' kesin gideceğini açıkladı ama geri kalan kısım (ki yazmıyorum sansürlenir falan) takımda kalacaktır. Her ne kadar sağlam bir stoper olsada bu takıma özellikle son zamanlarda yakışıramadığım Servet Çetin bu takımda yola devam edecektir. oynatmakta ısrar ettiği oyunculardan vazgeçip yeni ve daha iyi oyuncular almak zorunda.

Evine ve yuvana hoşgeldin Fatih Hoca. Yolumuz açık olsun..

17 Mayıs 2011 Salı

17 Mayıs 2000 / Dün Gibi Değil, Hala Yaşıyorum!

Aslında herşey farkında bile olmadan 1984 yılında başladı. Jupp Derwall GALATASARAY'ın başına geçtiği anda bişeyler olmaya başladı bu camiada. Ardından Mustafa Denizli akımı başladı GALATASARAY'da ve bu akım bize Avrupa'nın kapılarını sonuna kadar açtı. Neuchatel Xamax ve Monaco zaferleriyle başladı kısacası her şey.


Ardından herşey rayına oturmaya başladı. 90'lar adeta harika geçmiş yapılamayacak denenler yapılmış kazanılamaz denen maçlar kazanılmıştı. Ancak kim bilirdi ki buralara kadar geleceğine herşeyin. Kim inanırdı daha doğrusu!


Ben ise o zamanlar 9 yaşında futbol tutkusuyla yanıp tutuşan bir çocuktum sadece. Ama benim için her şey Milan maçıyla başlamıştı. 3 Kasım 1999 akşamı statta o coşku inanılmazdı. Ardından 2000'in Mayıs ayının başlarında babamdan "UEFA finaline gidiyorum" cümlesi ve kucağına atlamam beni de götür diye ama götürmedi! Hiç bir hayal kırıklığı geçemezdi önüne bunun. Babam yoktu ve ben evde üzerimde formam elimde bayrağım boynumda atkım evimde salonumda televizyon başına kurulmuştum saatler öncesinden. O gün GASSARAY'ım UEFA kupası finalindeydi ve inancım sonsuz, maça gidemememin burukluğuyla evde bekliyordum sadece.. Maçın başlamasıyla heyecan dolu 120 dakika bitmek bilmedi. Annem uyu yarın okulun var bile diyemedi beni o büyük heyecanda görünce! Hagi kırmızı kart gördüğünde yaşadığım korku hala aklımda! Ya o kupa gitseydi! hayatımdaki ikinci büyük hayal kırıklığı olacaktı ama gurur duyacaktım yinede! Kim yapabildiki bunu bizden başka! Ardından penaltılar başladı. Annem koltukta ben bir yerde bir ayakta bir koltukta! Yerimde duramıyorum! Topun başına Ergün geçerken muhteşem sessizlik, ölüm sessizliği adeta.. Ama koşarken ki heyecan.. Ardından gol!! o ufacık çocuktan nasıl çıkar o ses! Sonrasında Suker topun başında! Nasıl bir hisse içimizde Ana-Oğul bağı galiba! Aynı anda başladık "Atamaz ki!" diye bağırmaya!  Ve o Suker çok değil 2 sene önceki Dünya Kupası'nın yıldızı Suker kaçırdı! Bir nara daha! Hakan attı! Parlour attı! Ergün Attı! Vieira kaçırdı!! Şimdi bütün yük Popescu'daydı! O topun başına geçti ve zaman durdu. Gitmiyordu ya da gidemiyordu sanki topa. Ya da o 5 saniyelik an bir ömür gibi gelmişti bana! "Haydi Popescu! Haydi oğlum!" İlk adım ve nefesler tutuldu derler ya aynen o durum ve ekranda " UEFA KUPASI ŞAMPİYONU GALATASARAY!!" yazısı ve Ömer Üründül'ün "Kupa Bizim" narası! Şu an gözlerim dolu bu satırları yazarken aklıma her saniye her an her pozisyon saniye saniye geliyor! Tam 11 sene oldu! Şu anda adeta kelimeler düğümlendi boğazımda!

Baba Gündüz!!!


1919 yılında doğdu Baba! 17 Mayıs 1980 günü ayrıldı aramızdan! Biz o gün büyük bir sevinç yaşarken aslında farkında olmadan O'na hediye etmiştik bu kupayı.


Ruhun Şad Olsun Baba Gündüz! Bu takım sana çok şey borçlu!

STSL 33. Hafta / Gençlerbirliği : 2-3 : GALATASARAY


Çok ta önemi olmayan bir maçtı aslında ama neden bilinmez Bülent hoca yine tecrübeli isimlerle çıktı maça. Cem Sultan, Anıl Dilaver vs. oynasaydı çok mu kötü olurdu sanki. Sadece Emre Çolak oynadı bu maçta. Ama genede güzel bir maç oldu denebilir bizim açımızdan. Culio ve Stancu'nun takıma gittikçe ısındığını görmek güzeldi. Culio'nun harika golü, Kewell'ın eski günlerini anımsatan futbolu gerçekten çok iyiydi. Takımda kalması gerekiyor bu oyuncuların. Kewell yedek bile olsa takımda sonuna kadar tutlmalı bu takıma ağabeylik edebilmeli. Ve ne olursa olsun harika bir yedek olur.

Bu saatten sonra konuşacak tartışacak pek bir şey yok. Herşey formaliteden ibaret ancak artık bari son maç gençler oynasın...

14 Mayıs 2011 Cumartesi

Sarıyla Kırmızıyla, Alnımızın Akıyla!!

Hayattaki en heyecanlı 16 dakikamdı. Ne oldu ne bitti maçlar bitti mi bitmedi mi! 1-0 önde olan Denizli golü yiyince hele... Sanki hayat durdu! Üzerimde parçalı odamda televizyondan maçları takip ediyorum. Evde Digiturk yok. Stadyum'da sanki izlenecek gibi değil. 15 yaşında kalp krizi riskim var ama saatler bizim için 20:45 olduğunda sadece camı açtım ve bağırdım!!! Tüm semt beni dinledi adeta ışıklar açıldı bir anda. İşte o an.. Hayatta her insanın başına gelmesi yaşaması gereken an! Şu an daha fazla yazmak isterdim ama kelimeler kifayetsiz adeta duygularıma!

P.S. : O gün giydiğim forma geçen sezon Fenerbahçe'nin gene son dakikada kaybettiği şampiyonluk günüde üzerimdeydi...







BBL Play-Off Çeyrek Final İlk Maç / GALATASARAY C.C. : 94-90 : Beşiktaş Cola-Turka / Şöyle 2-0

Şu Beşiktaş Maçlarında 3. Periyot oyundan kopmasak süper olacakta işte olmuyor bir türlü. Ama maçın genelindeki güzel oyun şampiyonluk için umut vericiydi fakat lütfen Jerry Johnson sakatlasın abi! Fener maçını sayesinde verdik bu maçta da onun yüzünden gidebilirdi. Ancak Ergin Ataman gerçekten çok iyi bir koç ve serinin 4. maça kalmasından korkuyorum açıkçası. Yarı final kesin gibi dursada pek kesin değil. Genede o güç bizde var.

8 Mayıs 2011 Pazar

Engelleri Yıka Yıka!!


Engelsiz Aslanlar 2011 IWBF Champions Cup Finalinde Alman rakibi RSV Lahn-Dill'i uzatmalara giden maçta 85-80 yenerek 3. kez kupaya uzandı! Tebrikler Engelsiz aslanlar! Engelleri yıka yıka namağlup şampiyon oldunuz! Bu taraftar sizinle gurur duyuyor!!

7 Mayıs 2011 Cumartesi

IWBF Champions Cup A Grubu 3. Maç / GALATASARAY : 90-74 : C.D. Fundosa Grupo / Yarı Finaldeyiz!

Daha önce başardık! Namağlup şampiyon olduk! Bunun için önümüzde sadece 2 maç kaldı! Haydı Engelsiz aslanlar! Başarı engel tanımıyor!

6 Mayıs 2011 Cuma

IWBF Champions Cup A Grubu 2. Maç / GALATASARAY : 71-61 : CMB Santa Lucia / 2'de 2!

GALATASARAY Tekerlekli Sandalye basketbol takımı IWBF Champions Cup ikinci maçından da galip gelerek 2'de 2 yaptı! Bravo Engelsiz'ler!

Cem Sultan





Servet Çetin antremanda Cem Sultan'a tokat attı. GALATASARAY'da öz evlatlar üvey evlatlar tarafından dayak yiyor. Bu nasıl bir şey ya! Cem Sultan bizim öz evladımız ve onun sonuna kadar arkasında durmamız gerekiyor taraftar olarak. Servet kutsal formamızı gerektiği gibi taşıyamayan bir adam. Cem Sultan ise bu formayla büyümüş bu formaya sahip çıkacak bir isim. Kısacası geleceğimiz. Biz bu güne kadar öz evlatlarımızı hep yedik bitirdik. Uğur Uçar, Özgürcan, Cafercan gibi isimler hiç şans verilmeden belkide takımdan gönderildi. Şimdi ise Cem Sultan, Emre Çolak, Anıl Dilaver, Berkin Arslan, Semih Kaya gibi yine altyapımızdan çıkmış olan ve yetenekleri şimdiden belli olan isimler var takımımızda. Bu futbolculara sadece sahip çıkmamız gerekiyor. Onları takımda tutmak şans vermek gerekiyor. Yapın artık şunu!! Biz UEFA Kupasını altyapımızdan çıkan oyuncularla ve takımına bağlı oyuncularla kazandık. Şimdi ise elimizde olan evlatlarımızı harcıyor takımımıza bağlı olmayan oyuncularla kazanmaya çalışıyoruz! Yeter artık! Bu takımın başına Wenger vari bir isim gelmesi gerekiyor artık adeta. Tam olarak olmasada genç oyunculara şans verebilecek ve tecrübeli oyuncularla çok iyi harmanlayabilecek oyuncular lazım. Bulun artık şu adamı!

Tebrikler Engelsiz Aslanlar!





GALATASARAY Tekerlekli Sandalye basketbol takımı IWBF Champions Cup'taki ilk maçında Alman ekibi RSC Rollis Zwickau'yu 75-73 yenerek turnuvaya galibiyetle başladı.

Hoşgeldin Tina Charles!





GALATASARAY Medical Park'ın yeni pivotu Tina Charles. Nice başarılara beraber imza atmak dileğiyle aramıza hoşgeldin :)